Ufukların Sultanı:Fatih

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Ufukların Sultanı:Fatih

Mesaj tarafından Nefy-ü İsbat Bir Ptsi Eyl. 24, 2007 7:25 pm

İki Ali. Biri Acem diyarından kopup gelmiş, öbürü Mâverâünnehir’den. Acem diyarından tam neresinin kast olunduğunu bilmiyoruz. Belki Herat, belki Şiraz… İkinci Ali’nin memleketi ise belli: Semerkand’da doğduğunu söylüyor tarihler. Adları aynı ama soy adları farklı: Birincisine Ali Tûsî diyorlar, ikincisine Ali Kuşcî (Kuşçu). Ali Tûsî, İran’da okuduktan sonra II. Murad devrinde kalkıp Anadolu’ya gelen ve bu topraklarda bilim ve felsefe geleneğinin kökleşmesi için çalışan bir “bediüzzaman”. Fâtih’in İstanbul’u açıp gülzar yapmasını beklemiş, Pantokrator Kilisesi’nin odalarında İstanbul’un bilim yuvalarından birini kurmuş. Bir köy verilmiş malikâne olarak kendisine. (Fâtih, çağının meşhur âlimlerine birer köy “üleştirmiş”, Hoca Sadeddin Efendi’ye bakılırsa.) Rivâyete göre Fâtih, gözü gibi ihtimam gösterdiği medreselere, haber vermeden baskınlar yaparmış. Günün birinde Ali Tûsî’nin medresesine gelmiş sıra. Kendisi de âlim bir zat olan Sadrazamı Mahmud Paşa’yla gitmişler, derse girmişler. Tûsî, Cürcânî’nin şerhinden girmiş derse; ilim cevherlerini birer birer asmış öğrencilerin kulağına. Fâtih’in kendisi de konuya vâkıf olduğundan pek beğenmiş anlatmasını ve ona hil”atler giydirmiş, hediyeler takdim etmiş bu değerli hocaya. İç dünyası bir deniz gibi dalgalı Fâtih’te, bir tutkudur başlamış. Şu küllenmiş Gazalî-İbn Rüşd tartışması Kurtuba’da derin dondurucuya konulmuştu. Onu canlandıracak kimler var diye bakınmış etrafına. Herkes aynı kanaatteymiş: Biri Hocazade’dir adayların, öbürü Ali Tûsî. Her ikisine de görevleri bildirildi: Gazâlî ile İbn Rüşd’ün Tehâfüt’lerini karşılaştırıp tenkid edeceklerdi. Derler ki, Hocazâde 4 ayda bitirmiştir eserini, Tûsî ise 6 ayda. Sultan Fâtih’e sunulmuş eserler. O da eserleri, yine bilginlerden kurulu jüri üyelerine göndermiş ve sonuçları beklemiş merakla. Bakalım hangisi daha çok beğenilecek? Gelen cevaplardan öyle anlaşılıyordu ki, Hocazade’ninki göğüslemişti ipi. Ancak Fâtih’tir bu, ilim adamlarının gönlü yufka olur, çabuk incinirler diye, kazanana vaad ettiği ödülü, ikisi de kazanmış gibi değerlendirdi ve her ikisine de 10’ar bin akçe ödeme yaptırdı. Ancak burun farkıyla da olsa Hocazade’ninki beğenilmişti ya, bunu da fark ettirmek gerekirdi. Böylece onun ödülüne gâyet değerli bir katır ilave edildi (katır deyip geçmeyin, şimdinin Mercedes’idir).

_________________
"Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah(sav)"
Yaman Dede
avatar
Nefy-ü İsbat
...
...

Erkek Mesaj Sayısı : 1805
Yaş : 27
Nereden : Ankara
İlgi Alanları : Tasavvuf
Kayıt Tarihi : 15/09/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz